İçeriğe geç

İtici nedir ?

İtici Nedir?

Bazen birine bakarsınız, birkaç saniye sonra onun etrafında dönmek istersiniz; böyle bir his vardır. Ama bu duyguyu tam olarak tanımlayamıyorsunuz. Evet, işte “itici” dediğimiz şey tam olarak bu. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak o kadar güçlü bir itici güç içerir ki, her zaman bir adım geri atma hissi uyandırır. Yani, birine ya da bir duruma karşı istemsizce soğuma tepkisi veririz. Ama bu “itici nedir?” sorusu, sadece kötü bir izlenim bırakmakla ilgili değil, bazen de içindeki tuhaf mizahi öğeleriyle karşımıza çıkar.

İtici Tipi İnsanlar: “Ağırdan Al, Dostum”

Birkaç yıl önce, bir arkadaşımın doğum günü partisindeydik. Akşamın ilerleyen saatlerinde bir arkadaşımız, kendini “yaşam koçu” gibi bir rolde buldu. O kadar heyecanlıydı ki, herkesin fikirlerine “ya, ama şu şekilde düşünmelisin” diye müdahale ediyordu. Gerçekten de, düşüncelerinize her an müdahale etme hakkını kendisinde buluyordu.

“Ya ama sen aslında çok güçlü bir insansın,” diyordu. Ben de içimden “Aman Tanrım, güçlü müyüm? Bir dakika dur, ben hiç güçlü biri değilim ki, evde tek başıma kapalı kaldığımda çözüme kavuşturduğum tek şey tavuk alerjimle ilgili araştırmalar oluyor!” diye düşündüm. Ama dışarıdan sadece başımı salladım. Yani, bu tip insanlar, “itici” olma yolunda ne kadar istekli olduklarını bize gösteriyorlar. Çünkü sizi, kendileriyle aynı düzeye çekmeye çalışırken, sanki herkesin üzerinde durması gereken bir konu varmış gibi bir hava yaratıyorlar.

İtici Davranışlar: O “Bunu Bilmiyorsan, Üzgünüm” Havası

Bir de öyle insanlar vardır ki, küçük bir konuyu bile çözerken “benim bildiğim şeyleri bilemezsen, yazık” havasında konuşurlar. Çalıştığım ofiste de buna benzer bir arkadaş vardı. Beni her zaman bir adım geriye iten, ama asla kötü niyetli olmayan bir tipti. Bir gün bana “bunu nasıl bilmezsin ya, Google’dan bakmıyor musun?” dedi.

Tabii ki ben de ne yaparım? “Evet, aslında Google, çok sağ olun! Onunla kafamı dinlendireyim, bir anda bütün soruları çözeyim!” dedim içimden. Ama dışarıdan “Tabii, araştırıp öğrenmek hep çok kolay, senin gibi uzman olmak bir başka” dedim, yine soğukkanlı bir şekilde.

Ama işte, itici olmak bazen içindeki “bunu biliyorum, o yüzden sizinki çok anlamlı değil” havasından gelir. İnsan bazen kendini bu kadar pozitif, yaratıcı, her şeyin sahibi gibi görmeye başladığında, sadece kendi etrafında döner ve başkalarının görüşlerine dikkat etmez. Burada da “itici nedir?” sorusunun cevabı, kendini fazla önemli görme ve başkalarının değerini küçümseme noktasında gizlidir.

Sosyal Medya İticiliği: Hepimiz Birer “Influencer” Olmaya Çalışıyoruz

Sosyal medyada paylaşımlar yaparken, bazen öyle insanlarla karşılaşıyorum ki, gerçekten ne kadar itici olduklarını fark etmiyorlar. Özellikle “influencer” rolü üstlenen ama daha çok “fiyat performans” ürün tanıtımı yapan arkadaşlar. Geçen hafta Instagram’da bir arkadaşım bir marka ile anlaşmış. Zaten o kadar çok reklam yapıyor ki, neredeyse herkesin cebinden para çalmaya başladığını düşünüyorsun. “Yavru kedi şampuanı” diye bir şey satılıyormuş mesela. Instagram’dan ona bakarken, gözlerim de biraz büyüdü. “Bir dakika, kedi şampuanını anlatacak kadar ciddiye alıyor musun hayatı?!” dedim kendi kendime. Ama yapacak bir şey yoktu, bu kişinin bir takipçisi olarak “yavru kedi şampuanı”na gülümsedim.

Sosyal medyanın güzelliği de tam burada: Başkalarına nasıl görünmek istediğinizi anlatma özgürlüğü. Ama bazen, birinin sürekli kendiyle ilgili övgüler yapması, başkalarının “şu an kimseye ilham vermiyorum, ama bak, alacak bir şeylerim var” havasına bürünmesi, itici olmanın başka bir örneğidir. Kişisel marka kurma çabaları, bazen tam tersi bir etki yaratabilir: Herkesin senden ne kadar sıkıldığını hissedersin.

İç Sesle Çatışma: “Bunu Nasıl Söyleyeceğimi Bilmiyorum, Ama…”

Bazı insanlar için, itici olmak bir içsel çatışma halidir. Yani bir yanda “benim gibi insanları kabul et, yoksa ben seni dışlarım” şeklinde bir tavır sergilerken, diğer yanda da “acaba yanlış mı yapıyorum?” diye kendi kendine sorarlar. O iç sesin, bir insanı ne kadar itici yapabileceğine dair örneklerimi çokça yaşadım.

Diyelim ki toplu taşımada biri çok yüksek sesle müzik dinliyor. İnsan bazen, “Ya, tamam, belki bu çocuk gerçekten çok mutlu, ama neden bu kadar yüksek sesle?” diyerek iç sesini bastırır. Ama iç sesiniz çok komik bir şeyler söylemeye başlar: “Ya acaba bu kadar yüksek sesle müzik dinlemek, bir nevi yaşam tarzı mı? Sonra gelir, insanlara ‘Ben özgür ruhluyum’ der.” İşte bu an, insanı itici yapmak için çok ideal bir an.

Sonuç: İtici Olmanın İyi Yanı

Sonuç olarak, itici olmak genellikle kötü bir izlenim bırakır. Ama bazen de, insanın kendini ifade etme tarzıdır. Kendini fazlasıyla özgür hissedenler, başkalarını sürekli aşağıya çekmeden yaşayabilse, belki de iticilik çok daha çekici bir şey olurdu. Bu arada, hala kendimle dalga geçerken şunu fark ettim: Ben de zaman zaman “itici” olabiliyorum. Örneğin, bir arkadaşım yanlışlıkla bana “Öyle de değil” dediğinde, içimdeki “o zaman” cevabını vermek için bir saniye durmam gerekir.

İtici nedir? Belki de sadece bazen kendimizi fazla önemseyip, başkalarına kendimizi fazla dayatmamızdır. Kendisini çok önemli hissettiğinde, dünyayı bir adım daha geriye atar ve biz de ister istemez o adımı takip ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet yeni giriş adresibetexper.xyz